19 Mayıs 2012 Cumartesi

ÇOK ANLAMLI BİR BAYRAM HEDİYESİ


Babam gibi, idealist Atatürkçü bir öğretmen olan Sevgili Nihat Amca'mın,  her ikisinin de öğretmenlik yaptıkları köyde yıllar önce yazdığı bir şiir.

Babacığım ve Nihat Amcacığım nurlarda uyuyun ebedi mekanlarınızda.

Çok teşekkürler Sevgili Sena. Ben de Onların değerli anılarına hürmetle yayınlıyorum bu güzel şiiri.



BİR MEMURUN KADERİ


YAPRAK YEŞİL, GÖK MAVİ
UMUTLAR BULANIK SUDA
ANLAMSIZ DÜNYAYI DÜŞÜNÜYORUM
UYKULU GÖZ KAPAĞIMDA.


YELKOVAN PRANGA MAHKUMU
GÖNÜL GÖNÜLE İKİ ARKADAŞ
GELECEK MAAŞI DÜŞÜNÜYORUZ
BURUK DUYGULU İKİ BAŞ.


BAKKALA ÜÇ KASABA DÖRT VERELİM
OSMAN BEYİN GÖZÜNDEN GİZLENELİM
DERKEN MAAŞLAR FESADA UĞRADI
BİR DİLİM EKMEK KATIKSIZ KALDI.


KAVAK YELLERİ ESİYOR
SÖĞÜT YAPRAĞI İLE ORTAK
GÖZÜMÜZDE SEMİZ KUZU
CÜZDANLAR TAK… TAK…


SARI ÇİMEN ÜSTÜNDE SARI BİR RÜYA
EĞLENMEYE GELMİŞTİK GÜYA
YETER BOŞ VERELİM ARTIK
KAHROLASICA ŞU DÜNYA.


KES BOYNUNU ŞU SOĞANIN
BİR SALKIM ÜZÜM VE BİR DİLİM EKMEK
İŞTE GÖLGE İŞTE GÜNEŞ
BU İSE DÜNYAYI SEVMEK..?


NİHAT ÇELİKSAP
AĞUSTOS 1966
KENANBEY OBASI


(ABLACIM BU ŞİİRİ BABAMLA HASAN AMCA ANISINA BAYRAM HEDİYESİ OLARAK YOLLUYORUM. SEVGİLER)
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA VE GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI' MIZ KUTLU OLSUN


11 Mayıs 2012 Cuma

ANNE'M

Rüyalarıma gelirsin bazen;


Üstünde ipek elbisen, boynunda inci kolyen.


Otuzunda var-yoksun


İncecik belin ve yıpranmamış bedenin


henüz sönmemiş feri,  gülümser bal rengi gözlerin.


Yıllar geçmemiş sanki...  Önüne katıp götürmemiş zaman


seni bile...


İşte karşımdasın en gerçek halinle.


Elinde en sevdiğim bebeğim.  "Al!" diyorsun "ağlama! Bak, taktım kolunu"


Gözyaşlarımdan öpüyorsun. Yumuşacık...


Hissediyorum,  yeri hala sıcacık...


Bu kadar gerçekken rüyalarım


ve rüyalarımda sen


Gerçekler ne de yalan...


Ya da zaman...


Su gibi akıp giderken yıllar


mıh gibi içimde saplı anılar...


Bir de sen  Ana'm...


Ellerin saçların gözlerin


Ve


O hiç bitmeyen özlemin...





28 Nisan 2012 Cumartesi

:(((((((

Can dostum can arkadaşım Sufi'm, Tontini'm...


 Işıklarda uyu.  O çok sevdiğin çiçeklerle bezensin ebedi mekanın...

31 Mart 2012 Cumartesi



ELVEDA DEMİYORUM


NADASA BIRAKIYORUM BLOGUMU BİR SÜRE ...





26 Mart 2012 Pazartesi

BAHAR GELMİŞŞŞ :)

Sarı çiğdem müjdeledi,  bahar gelmiş dağlara

Çiçekler açmış eteklerinde,  yamaçları kar olsa da


Kar sularıyla coşan derelere,  kucak açmış denizler

Denizden bir yunus çıkmış,  selam vermiş güneşe

Güneş çapkınca göz kırpmış,   sevişen iki gence

Taa gerilerden  bir türkü tutturmuş çoban,  sevdalı sesiyle

Hoplamış zıplamış kuzular,  melemişler neşeyle

Bir iki dirense de, yenik düşmüş çaresiz,

hırsını seneye saklayıp uzaklaşmış karakış


Kardı kıştı off amma da uzun sürdü bitemedi  bir türlü diye hayıflandık durduk ya bütün kış,  tam bahar geldi mis gibi kabarmış toprak kokuları sardı etrafı, henüz çiçekler açmasa da,  çiçek kokuları gelmeye başladı burnumuza,  yaşasınn kar kış bitti dedik  ya daha dün...  Bugün ne yaptık ..? Koşa koşa Elmadağ'a çıktık.  Kayak yapmaya  (Ben yalnızca seyirci oldum elbette)  Güya kar görmekten bıkmıştık, yeter artık diye feryat ediyorduk.:)   Ne çabuk özlediysek artık kışı...


Yine de güzeldi bu son elveda :))



16 Mart 2012 Cuma

VALLA KIŞ CEMRE MEMRE DİNLEMİYOR ...




Hah..!  dedi Merih, bugün cemre düştü havaya,  yakındır havaların ısınması.
 Aradan bir hafta geçti;  " suya düştü bugün cemre artık bahar geldi sayılır"  dedi.
 "Bak! " dedim  "eski dedeler nineler gibi  " hah buraya düştü,  işte şuraya da düştü deyip duruyorsun ama bu sene kış gidecekmiş gibi görünmüyor. "
 "Yok yok"  dedi  "haftaya da toprağa düştü mü,  kış bitti, bahar geldi demektir... "
Cemre toprağa  düşeli de epeyce zaman geçti ama baharın  geldiği, bu gidişle de geleceği  falan  yok.  Hala kar yağıyor ve hava buz gibi soğuk...  Kış hiç hız kesmeden devam ediyor...

Cemre  düşerken kafasını kırmış olmalı,  kalkamadı  bir türlü düştüğü yerden...